top of page
Search
  • Writer's pictureZehra Köse

GEÇMIŞ-ŞİMDİ-GELECEK...


Zamansız bir dünyanın illüzyonunda kendi gerçekliğini yaratmaya çalışıyorsun! Bunu şimdide yapıyorsun ama şimdinin farkında değilsin. Aslında zaman kavramı biz insanların yarattığı bir kavram. Ya olur mu hocam öyle şey? Benim geçmişte yaşadığım acılarım ne olacak peki döktüğüm gözyaşları? Sizin geçmiş olarak düşündüğünüz şey eski bir şimdinin zihinde depolanmış anısıdır. Geçmişi hatırladığınızda, bir anıyı yeniden canlandırırsınız ve bunu şimdide yaparsınız. Aynı zaman da gelecekle ilgili hayal kurduğunuzda da bunu yine şimdide yaparsınız. Geçmiş-şimdi-gelecek.(?) EGO'nun en sevdiği şey, bizim geçmiş dediğimiz illüzyondan faydalanmasıdır. Çünkü geçmişimizde genelde acılar vardır ve ego acıya bayılır. Sana hep geçmiş illüzyonunda yaşadığın acıları hatırlatır; şimdinin yani "An"ında mutsuz olması için elinden geleni yapar. Örnek verecek olursak, yeni bir ilişkiye başlayacaksındır; karşı tarafı tanıma aşamasında ego hemen geçmişte yaşadığın ve mutsuz olduğun ilişkiyi senin önüne servis eder. Nasıl mı yapar bunu ? Ego: Bak dostum, geçmişte ne kadar üzüldün; bu karşındaki de seni aynı şekilde üzerse, aynı üzüntüleri yaşamaya hazırmısın? Bence yol yakınken vazgeç. Sen kendine yetersin, boşver senin kimseye ihtiyacın yok vb. gibi cümlelerle de seni yüreklendirmeye çalışır. Farklı bir özgüven aşılar ve sen ne karar verirsen ver ego devamlı bir kimlik arayışı içinde olacaktır. Senin önüne ısıtıp ısıtıp aynı yemeği defalarca servis etmeye bayılır. EGO'nun en sevmediği şey "An"dır. Çünkü şimdide sadece sen varsındır; sen gerçekten varolduğunda, şimdinin gerçekliğini yaşarsın. Peki gerçekten varolmak ve şimdide kalmak nasıl yapılır? Gerçekten varolmak, bakmanın ötesinde görmeye geçmektir. Kendinizi bir ağaca bakarken düşünün, öyle dalıp gitmişsiniz. Aklınızdan eski sevgiliniz, telefon borcunuz, kiranız, işyerinde arkadaşınızla ettiğiniz kavganız, eşinizin ya da çoçuğunuzun söylediği ya da yaptığı bir davranış geçiyor olabilir; bunun gibi durumları çoğaltabiliriz. Bu durumda siz gerçekten var olmuyorsunuz. Gerçekten varolmak bakmaktan görmeye geçmektir; yani o ağaca gerçekten bakarsınız; yapraklarına, yapraklarının rüzgarda çıkardığı hışıltılarını gerçekten duyarsınız; o ağaçta daha önce farketmediğiniz birçok şeyi farkedersiniz. İşte bu gerçekten olma halidir; "An"dasındır ve gerçekten o güzelliğin tadını çıkartıyorsundur. Var olmak mı? Var olduğunu düşündüğün halde yok olmak mı? Karar sizin.

2 views0 comments

Comentarios


bottom of page