top of page
Search
  • Writer's pictureZehra Köse

İNANÇLARINI DEĞİŞTİR, SORUNLARIN ÇÖZÜLSÜN...

Yolunda gitmeyen işler, sıkıntılar, sorunlar ve hatta hastalıklar birçoğumuzun baş edemediği, bunaldığı ve "yeter artık" bir yerlerden yeniden başlamak istiyorum ama nereden ve nasıl olacağını bilemediği zamanlardan geçtik ya da bazılarımız halen geçmeye çalışıyor. "Bir şeyler ters gidiyor, çalışıyorum, çabalıyorum, koşturuyorum ama olmuyor, düzelmiyor" diyorsanız, bilin ki bilinç ile bilinçaltı aynı parallellikte gitmiyor, içeride bir çatışma var. Çoğumuz özellikle 0-6 yaş döneminde anne ve babalarımızdan birini ya da her ikisini birden rol model almış ve onların inanç, davranış, kader, hastalık gibi onlara ait birtakım deneyimleri de kopyalamış olabiliriz. Anne ve babaya hiç benzemek istemediğimiz halde onlar gibi konuşmaya başlamış ya da onlar gibi davranmaya başlamış da olabiliriz. Yani farkında olmadan onları taşıyor olabiliriz. Mesela, zayıf, çaresiz, mutsuz ve kurban rolünde olan bir annenin kız çocuğu, annesi gibi olmak istemez, ona acır, üzülür ve babaya benzemek için onun huy ve karakterini taşırken bulur kendini, eril enerjisi yükselir, kadınlığını reddeder, güç, başarı ve kariyer peşinde koşar. Bu koşuşturma devam ederken, hiç istemediği ve yargıladığı o anneye dönüşmeye başlar. Eril ve dişil dengesi bozulur ve kendi içinde kimlik ve kişilik sorunları yaşamaya başlar. Bir taraftan babayı ve kaderini sırtında taşır, diğer yanda kaçmak istediği kadın kimliği ile çatışmaya başlar. Bazı durumlarda, kendini bilinçte kadın olduğunu bilen kişi, bilinçaltında erkek olduğuna bile inanabilir. Tüm bunlar bedende farklı rahatsızlık ve hastalıklara neden olur. Dişiliğini redederken kadın hastalıkları ve babayı da rol model aldığı için, onun hastalıklarını kopyalar! hayata kendi gözleri ile değil, babasının gözleri ile bakmaya başlar. "Ben babamın kızıyım, ben babam gibiyim, çocukken beni hep babama benzetirlerdi" diyerek bu gerçekleri dile getirir. Babası paraya, kariyere, ilişkilere, geleceğe nasıl bakıyorsa hiç farkına varmadan o da o şekilde bakar. Bazen de çocukken halasına, babaannesine, dayısına da benzetilir, bununla da kalmaz, onların isimlerini ve dolayısı ile kaderlerini de taşımaya başlayabilir.

‌İşte hayatın içinde, çok istediğimiz halde olmayan, düzelmeyen şeyler varsa, önce istediğimiz şeye ait iç dünyamızda bize ait olmayan, kopyaladığımız bir inanç var mı, bunlara bakmalıyız. Mesela; ilişkiler ile ilgili sorunlar yaşıyorsam, ilişkiler konusunda inançlarım neler? Bu inançlar bana mı ait? Yoksa benzediğimi düşündüğüm kişiye mi? Güvensizlik deneyimleri yaşıyorsam, bunu kimden öğrendim? İnsanlara güvenmeyen kim var evde? Başarısızlık hissediyorsam, evde başarısız olan kim? Özgüven sorunları yaşayan kim? Para zor kazanılır diyen kim? Ben bunları kimden öğrendim?

‌Şu anda yaşanılan sıkıntıların temelinde bu inançlar var bilinçaltında. Bu inançlar var olduğu sürece, yaşamımda herhangi bir değişim olması biraz zorlaşıyor, daha fazla çaba, tırmalama ve zorlama gerektiriyor.

‌Tüm bunları fark edip, ayıklayıp, dönüştürdüğümüzde, kendimize dair yeni düşünce ve inançlar belirlemek, bu inançlar doğrultusunda da yeni bir başlangıç yapmak bizim elimizde, yeter ki biraz zaman ve biraz emek harcayalım.

‌İnanç=Gerçeklik bu eşitlik daima zihnimizde kalsın. Beğenmediğimiz gerçekliğin karşılığı mutlaka içimizde bir inanç vardır.

‌Kolaylıkla bulmak ve dönüşmek niyetiyle...

‌Zehra Köse



6 views0 comments

Comments


bottom of page