top of page
Search
  • Writer's pictureZehra Köse

KAYBOLMAK, YOK OLMAKTIR...

Çok uzaktasın, o kadar uzaksın ki, ne kendine ulaşabiliyorsun artık, ne de sana ulaşmak isteyen insanlarla temas edebiliyorsun. Soğuk geceler geçirdin biliyorum, yataktan çıkmak istemediğin günlerin oldu biliyorum, yemek yemenin sadece mecburiyet olduğu günlerin oldu biliyorum. Kendine yabancılaştın, kendinden sıkıldığın zamanlarda oldu, onları da biliyorum. Dip en dip neresiyse onunla kucaklaştın, onu deneyimledin, seni yavaş yavaş derinlerine, belirsizliğine çekmesine izin verdin, çünkü o an sana en yakın, sana en sıcak gelen yer orasıydı. Her şeye o kadar yabancılaşmıştın ki, kendini tanımaz oldun. Sahi kimdin sen? Yaşadığın her sıkıntıda, zorlukta o belirsizliğin içinde kaybolan çocuk muydun? Çocuktun evet çünkü geçmişinden getirdiğin yükleri zihnin kaldıramıyordu. Ruhun hep iyi olmanı istiyordu ama sen bir türlü nasıl olacağını bilemiyordun, göremiyordun, çok karanlıktı yolu bulamıyordun. Artık farkına var, o karanlığı ancak sen kendi ışığın ile aydınlatabilirsin. Geçmişini affederek başla çünkü geçmişinde yaşadığın travmaların hepsi geride kaldı, artık yoklar. Bu hayatta bir gerçeklik arıyorsan, o da şu an bu yazıyı okuyor olduğun gerçekliğidir. Geçmiş ve gelecek ise bir illüzyon, asıl gerçeklik ise şu "An". Kendi bilinmezliğinde kaybolma, çünkü kaybolmak yok olmaktır. İçindeki ışığını bul, yoluna devam et, çünkü yol açık, sen yeter ki yola çık.




1 view0 comments

댓글


bottom of page