top of page
Search
  • Writer's pictureZehra Köse

KENDİNE DEĞER VER...

Ne fırtınalardan geçtiniz birlikte değil mi? Ne zorlukları aştınız? "Bu ilişki artık bitmeli, yeter" dediğiniz her kavganın sonunda, acı çektirdiği halde, acı çektiğiniz halde bir türlü bitmedi, bitiremediniz. "Seviyor muyum ben bu adamı ya da kadını" diye sorduğunuzda hiç duraksamadan "evet" cevabı dökülürken dudaklarınızdan, "güveniyor muyum" diye düşündüğünüz her durumda ise, bir tarafınız hiçbir zaman güvenemedi... Kuşkular, kontroller ve takipler, kaybetme korkusu ve kontrol edilemeyen öfke nöbetleri. Oysa ki sizin tek istediğiniz, tek ihtiyacınız birisine güvenmekti; sevmek ve sevilmekten çok, içinizdeki o özgüven eksikliğini gidermek için birisine tutunmaya çalışmaktı. Başlarda bu role uygun olduğunu zannettiğiniz kişilerin, zaman içinde sizin o güven ihtiyacınızı karşılamadıklarını fark ettiğinizde, hayal kırıklığına uğradınız. Neyi, nerede yanlış yapmıştınız? Sorular, sorgulamalar ve suçlamalar, ama en çok da kendini suçlamalar mutsuzlukları beraberinde getirdi. Güvenmediğiniz birini sevmeye çalışmak, sizi sizden uzaklaştırdı. Kendinizden çok karşı tarafın yaptıklarına ve yapacaklarına o kadar vakit ayırdınız ki, kendinizi kaybettiniz.. Düşmekten korkuyordunuz, onsuz kalmaktan korkuyordunuz ama kendinizi kaybetmekten, kendinizi değersizleştirmekten, kendi merkezinizden uzaklaşmaktan korkmadınız, ta ki o sizden tamamen gidene kadar. "Ben sen oldum, sen ben oldun" sözcükleri artık toprağa gömülmüş sözcükler olarak kaldı. Düştüğünüz yerde kimse yoktu artık, yalnızdınız ve yalnız yürümek zorunda kaldığınızın farkına varınca keşkelere sığınmanın ne kadar gereksiz olduğunu anladınız..

Sahi başkalarına bu kadar değer verip bu kadar sevmenizin ve kendinizi bu kadar ikinci plana atmanızın altında yatan sebep neydi?



3 views0 comments

コメント


bottom of page