top of page
Search
  • Writer's pictureZehra Köse

KENDİNİ NE KADAR TANIYORSUN?


Kendini gerçekten tanıyor musun? Gözlerini kapa ve bu soruyu sor içine. "Kendimi tanıyor muyum ve kendim için bu hayatta ne yapıyorum?" Hep şikayet ederiz, başkaları adına didinip durduğumuzdan, saçımızı süpürge ettiğimizden ve kendimize vakit ayıramadığımızdan. Hem şikayet ederiz hem de bu görevlerimizi eksiksiz yerine getirmeye devam ederiz. Sonrasında da herşeyden yorulduğumuzu söyler, ama yine de yapmaya devam ederiz. Yani, bu kısır döngü içinde döner dururuz. Peki hem şikayet edip hem neden devam ederiz? Çünkü yapmadığımız zaman da kendimizi kötü hissederiz; biz hep vermeye, karşı tarafta almaya alışmıştır. Bu kadar vermenin altında yatan bir çok duygu olabilir; daha fazla sevilmek, mükemmel olmak, başkaları tarafından onaylanmak v.b. Başkaları için yaşamaya o kadar çok alışmışızdır ki; kendimizi ve bu hayatta gerçekten ne istediğimizi unutmuşuzdur. Bu unutkanlık, önce ruhsal sonra psikolojik olarak bizi mutsuzluğa iter. İçinde bulunduğumuz bu mutsuzluk hali, her türlü ilişkimize yansır. Etrafımızdaki mutlu insanları görür ve özeniriz. Egomuz devrededir artık, bizi duygudan duyguya çeker ve bu mutsuzluk hali katlanarak çoğalır. Daha sonra ne mi olur? Fizik bedenimizde birtakım rahatsızlıklar ve hastalıklar oluşur. Tekrar gözlerini kapat ve şunu sor kendine "Kendi hayatında değişim ve dönüşümü istiyor musun? Kendin için artık bir şeyler yapma zamanın gelmedi mi?" Değişim An'da başlar ve öyle de devam eder. "Bunların hepsini biliyorum ama olmuyor, olamıyorum diyorsan biz buradayız.

17 views0 comments

コメント


bottom of page