top of page
Search
  • Writer's pictureZehra Köse

NEDEN OLMUYOR?

Kafanın içindeki karmaşanın farkındayım, kafan karışık çünkü “ŞİMDİ”de değilsin, şu anda ya geçmişte yaşadığın bir olayın hala etkisindesin ya da geleceğin getireceklerinden korkuyor ve kaygılanıyorsun. Yaşadığın bu zihin karışıklığı ve bırakamadığın duygular seni aşağıya çekiyor; şu anda olan hiçbir şeyden yani yaşamdan keyif almıyorsun. Keyif almadığın bu şu an yerine, gelecekte olacak bir şeyle daha mutlu daha huzurlu olacağına inanıyorsun ve hep bir beklentidesin. Sihirli değnek misali, bir şeyin ya da bir kişinin senin hayatını tamamen değiştirmesini istiyor ve bekliyorsun. Biliyorum hayallerin var, olmasını istediklerin var ve bunların hepsi olacak zaten ama sen beklemeye devam ettikçe gecikecek çünkü bekleme modundasın. Bu modda ve enerjide olduğun sürece de beklemeye devam edeceksin, bu bekleme seni bir süre sonra yoracak ve olmayacağı ihtimalleri üzerine kurgular ve senaryolar yapmaya başlayacaksın. Zihnin “gördün mü bak olmuyor, olmayacak, sen hep bu sıkıcı, mutsuz ve huzursuzluk içinde yaşamaya devam edeceksin” umutsuzluk plağını çalmaya başlayacak. Bu plak tekrar tekrar çaldıkça sen buna inanmaya başlayacaksın ve sonuç yine umutsuzluk ve mutsuzluk. Çok tanıdık geldi değil mi? Peki sen bu sesi dinleyemeye ve inanmaya devam edecek misin? Yoksa bu sese kulak asmayarak yaşadığın her anın, sahip olduğun her şeyin farkına vararak şükür ve inançla yoluna devam mı edecek misin? Bu senin seçimin. Hangisi sana daha iyi geliyor? Hangisi senin kalbini ferahlatıyor ve iyi hissettiyor?

İşte o ferahlatan, genişleten ve çok iyi hisssettiren alana geçebilirsin, o uzak bir yerlerde ya da başka birisinde değil, o senin içinde, özünde, senin sınırsızlığında…

Şimdi sadece dur, gözlerini kapat, derin birkaç nefes al ve ver. Sadece öyle kal, düşünceler ya da duygular gelirse onların birer yelkenli olduğunu imgele ve her birisine izin ver senin görüş alanından uzaklaşsın, gitsin ve görüntüden çıksın, sonsuzlukta kaybolsun. Hiçbirinin peşine takılma, dikkatini verme, önüne arkasına bir şey ekleme, düşünme, üzerine giyme, sadece gözlemle, bırak gitsin. Onların hiçbiri sana ait değil ve sen onlar üzerine yoğunlaşmadığın sürece onlar kaybolmaya mahkumdur.

Bırak zihnin git gide saflaşsın, temizlensin ve sakinleşsin. Enerjini düşünce, duygu ve inançlara harcamadığın sürece sana kalır, enerjin yükselir, özünün farkındalığı başlar, evrensel kaynakla bağlantıya geçersin. Bu sayede her şey ama her şey senin düşündüğünden çok daha kolay, çok daha hızlı, sen istemeden önüne serilir, çabasızca ve kendiliğinden…

Zehra Köse



26 views0 comments

Comments


bottom of page