top of page
Search
  • Writer's pictureZehra Köse

YAŞADIĞIN HER BİR DENEYİM, SANA VERİLEN BİR HEDİYEDİR...

Seni zorlayan her deneyimin arkasında gizli bir hediye vardır. Zihin iyi-kötü, doğru-yanlış gibi kategorilere ayırır; yanlış ya da kötü olduğuna karar verdiğinde ise korku, kaygı, suçluluk vb. birçok duyguyu da beraberinde getirir. Bu deneyimi bize yaşatan kişilere karşı da, kızgınlık, kırgınlık, öfke, nefret de beraberinde gelir. Düşündükçe büyütür, büyüttükçe duyguları çoğaltır ve bu deneyimin özündeki hediyeyi kaçırırız. Aslında olan, sadece senin bilmediğin ve artık sana hizmet etmediği için bırakman gereken bir yönünü sana göstermek için planlanmış bir deneyimdir, hayrına olmuştur. Kötü olduğuna inanan ve seni de inandıran zihindir. Bir örnek üzerinden gidersek; annen, baban, kardeşin, eşin her kimse, yaptığı davranışlar ve sözleri ile sana değersizlik yaşatır. Değersizlik duygusu ve senin değersiz olduğun inancı senin içinde vardır ki, bunu yaşatır. Bu duygu ve inanç sana bir yerden gelmiştir -özellikle 0-7 yaş olmak üzere- ya annenden ya babandan, aileden ya da okul, çevre gibi. Bu inancı ve duyguyu fark etmen ve iç dünyanda bu inancı dönüştürmen; ne kadar değerli, ne kadar orjinal, özgün olduğunu anlayıp, her şeyin en iyisini hak ettiğini ve layık olduğunu fark et diye yaşanır. Burayı iyi anlar ve idrak edersek hayatımızda birçok şey kendiliğinden dönüşür. Dünya senin bir yansımandır; içeride ne varsa aynaya o yansır. Nasıl hissedersen ve inanırsan onları yaşarsın.


Yaşadığın deneyimleri alır kabule geçer, kişilerle uğraşmaz, içine döner ve gerekli dönüştürmeleri yaparsan; kişilerde değişir, olaylarda değişir, dünyan da değişir. Artık bundan sonra da kimse sana değersizlik yaşatmaz.


"Yok bunlar hikaye" dersen, bildiğin gibi yaşamaya devam edersen, bu duygular birikir  birikir, enerjini düşürür, hayattan keyif almaz, mutsuz, kendini kurban hisseder ve hastalıklarla uğraşırsın.


Seçim senin ama bence denemeye değer. Sadece dış bir göz gibi hayatını gözlemle, yani görüneni oku, bu okuma kendini okumadır, aynalarda (kişilerde) görünende hoşuna gitmeyenleri, kendi içinde bırak, senden yansıyor çünkü. Hani soruyoruz ya kendimize "ben kimim?" diye, kendin olmayanları bıraktıkça ve dönüştürdükçe kendini bilmeye başlarsın.


Gölgeleri ve örtüleri kaldır, sen sonsuz ve sınırsız olansın ve hatırla sadece saf sevgisin; bunun dışında ne varsa hepsini bırak, hiçbiri sana ait değil.


Sevgi ve neşede kal...

Zehra Köse



0 views0 comments

Comments


bottom of page