top of page
Search
  • Writer's pictureZehra Köse

YALNIZCA ÖZGÜR KİŞİ SEVEBİLİR ve YALNIZCA SEVEN KİŞİ ÖZGÜR OLABİLİR...

Sen, artık sana anlatılan masallara ve kahramanlara inanmıyorsun öyle değil mi? Çünkü "Ben sonsuza kadar seninleyim" hoş bir nidaydı ve söylendiği yerde, sadece söylenen bir cümle olarak kalmıştı. "Seni seviyorum" çığlıkları defalarca kulaklarda yankılanmış ancak yüreklere inememişti. Sonrasında "mış" gibi ilişkiler ve sahte gülümsemeler ve sevişler, gitgide soğuyan kalpler... Derin bir umutsuzluk ve derin bir güvensizlik içinde yaşamaya tutsak yapayalnız kalmış bedenler. Yüzme bilmeden, uzun mesafe yüzmeye çalışmak gibi bir şeydi bir insana teslim etmek kendini, sen teslim ettin ve boğuldun, hem de kaç kere. Sonsuza kadar süreceğini düşündüğün bu ilişki masalları nasıl bu hale gelmişti? Çünķü başka birilerinin yazdığı, aşk zannettiğin bu masallarda sen hep teslim olandın ve bir türlü alkış almayan bu esaret rolü giderek daha da zorlaşmıştı. Gerçek aşk, gerçek sevgi bu değildi, olamazdı; tükendin, sen tükendikçe sevginde tükenmeye başladı. Gerçek aşk, her anlamda özgür olduğunu hissedebilmek ve kendini özgürce ifade edebilmekti aslında, yapamadın. Yalnızca seven kişi özgür olabilir ve yalnzca özgür kişi sevebilirdi, özgürlük ve sevgi aynı gerçekliğin iki yüzüydü. Zaman, geçmişte yaşananlara üzülmek değil; hayalini kurduğun o aşk masalını, şimdi özgürce yazmaya başlama zamanı. Çünkü sen bunu defalarca boğularak hak ettin. Haydi şu an yazmaya başla, ama bu sefer adını "gerçek aşk" koy ve mutlu sonla bitir, çünkü artık yüzmeyi öğrendin.



8 views0 comments

Commenti


bottom of page